
İlk olarak ne zaman başladığını bilmiyorum, kimin başlattığını da ama bildiğim şey , hakkında yanıldığım, yeterince tanımadığımdan kaynaklanan suçlamalarım, ona karşı olan öfkem, yaşattıkları yüzünden nefretimin doruğa çıktığı bir zamandı, gerçekleri farketmeye başladığımda. Ansızın durdum, geçmişimi irdeledim, çevremi sorguladım ve kendimi yargıladım çünkü suçlu bendim. Hayat ağacıma bodoslama toslamıştım. Bilmem ne kadar zamanım boşa geçmişti ama yine de çok üzülmedim düştüğüm yerde adalet vardı, hoşgörü-sevgi vardı, saygı vardı, değer bilme-anlayış vardı, yaşama sevgisi vardı kendi yüreğime düşmüştüm yani anlayacağınız. İşte ordan yeniden doğdum kendi yaşamıma, gurumla, onurum ve bütün gücümle hayatım yeniden başladı.
İşte yaşamın ne kadar değerli olduğunu ilk keşfedişim böyle bir zamana denk geldi. Kimi çok sevdiği bi şeyi veya birini kaybettiğinde anlıyor hayatın kıymetini, kimi çok değer vereceği bişeyi bulunca ama bi şekilde gözleri açılıyor ve hayatın renklerini fark etmeye başlıyor. Yaşam çok değerlidir rengarenk cıvıl cıvıl pırıl pırıldır. Her insan için ayrı bir güzelliği vardır önemli olan onu görmektir. Yaşamımızı renklendirecek dünya isimli materyalde kullanmamız için sınırsız yaşama zenginlikleri arasından insanlar kendilerine en uygun olanları seçer ve hayat ağacının dallarına birer birer yerleştirir. Tıpkı noelde Hristiyan aleminin noel ağacı süsleme alışkanlığında olduğu gibi "ne kadar güzel süslersen fişi taktığıda o kadar güzel görünür". Her insanın yaşamı boyunca süslediği sevgisiyle büyütüp yeşerttiği bir hayat ağacı vardır.
Anlayacağınız, herkezin hakkında ileri geri kunuşup kimi zaman suçladığı hayat, aslında yaşama olan kendi bakışıdır.
24 Aralık 2007 Pazartesi
HAYATIMIZ
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 kiMNeDemiŞ:
çok güzel demişsin. bişeylerin farkına varmak için illa kaybetmek gerekiyor diyen, bişeylerin yeni yeni farkına varan insanların çoğunlukta olduğunu gördüğüm çevrem hakkında şöyle bir tespit yaptım. insan devamlı büyüyor ve devamlı bişeylerin farkına varıyor.
o kadar çok şey var ki çünkü tadına bakabileceğimiz. toplum engeli olmasa kimbilir ne özgürlükleri tadabiliecek hatta ve hatta insanoğlu.
maalesef trianc insanlar böyle işte ne yapalım başka dünya yokki onlarla beraber yaşıcaz. ama pes etmek yok sınırlar ve yasaklar delinmek içindir.
Yorum Gönder